Sosyalizm ve Kapitalizm

Bu yazıda sosyalizm ve kapitalizmin ne demek olduğunu çok kısaca açıklayacağım. Tabi ki bu kavramlar hakkında yazılmış onlarca kitap ve on binlerce sayfa var ve daha detaylı bilgi edinmek istiyorsanız bu kitapları ya da makaleleri okumanız gerekiyor. Burada yazdıklarım sadece temel hatlar.

Kapitalizm Nedir?

Kapitalizm kelimesi şu an yaşadığımız sosyal sistemi ifade etmek için kullanılır. Kapitalizm şu an dünyanın bütün ülkelerinde geçerli olan sistemdir. Bu sistemde, ürünleri üretme ve dağıtma yolu ufak bir azınlığa aittir. Bu gruba kapitalist sınıf denir. İnsanların büyük çoğunluğu ise geçinebilmek için “emeklerini” satar ve bunun karşılığında belli bir ücret alır. Bunlara da işçi sınıfı denir. Peki kapitalizm ne demek? Kapital sermaye ve kapitalizm de sermayeyi esas alan sistem anlamına geliyor.

İşçi sınıfı ürün ve hizmetleri üretmek için ücret alırlar ve sonra bu ürün ve hizmetler kar karşılığında satılır. Karı elde edense kapitalist sınıftır çünkü işçi sınıfının emeğini, onun emeğine ödediğindan daha fazla paraya satar. Bu bağlamda işçi sınıfı kapitalist sınıf tarafından sömürülmektedir. Kapitalist sınıf, işçi sınıfının emeğini satarak geçinir ve elde ettikleri karın bir kısmını daha çok para kazanmak için yeni yatırımlara harcar.

Kapitalizmde ürünlerin ve servislerin üretilmesindeki amaç insanların ihtiyaçlarını karşılamak değil kar elde etmektir. Kapitalist sınıf ürünlerini satmak için alıcı bulmak zorundadır tabi ki, ama temel amaç kar elde etmek, yatırım için harcadıkları paradan daha fazlasını elde etmektir.

Kar elde etme amacı kapitalist sınıfa ait bireyin bencilliğinden kaynaklanmaz. Kar elde etme zorunluluğu, pozisyonlarını ve yatırımlarını kaybetmemek için gereklidir.

Örneğin silah üreten bir kapitalist için savaş çıkması gereklidir. Böylece silah satıp kar elde eder. MP3 player üreten bir kapitalist için insanların tüketim çılgınlığına girmesi gereklidir. Kapitalistin işçileri ne kadar kötü koşullarda ve düşük ücretle çalışırsa, kar oranı o kadar artar. Aynı şekilde dünyanın sınırlı kaynakları sürekli yeni ürünler üretilmek için harcanır ve eski ürünler ise doğaya çöp olarak döner.

Kapitalizmde ülkeleri yöneten siyasi partiler ve siyasi gruplar genelde zengin kapitalistlerin kontrolü altındadır. Çünkü siyasi parti kurmak, seçim gösterileri, reklam, propaganda ve organizasyon için çok para gerekir ve bunları da ancak zengin kapitalist sınıf karşılayabilir. Ülke yönetimine sahip olan kapitalist sınıf fakirler, işçiler veya çevre için değil kendi çıkarları için kanun çıkarır.

Gördüğünüz gibi, sınıf sistemi ve kapitalistlerin kar elde etme hırsı dünyanın birçok probleminin kökünde yatar. Savaşlardan, çevre kirliliğine, yoksulluktan suça neredeyse tüm problemler…

Genel olarak kapitalizmin “serbest piyasa” anlamına geldiği düşünülür. Fakat serbest piyasa olmadan da kapitalizm var olabilir. SSCB’de, Küba’da, Çin’de ve diğer sözde sosyalist ülkelerde var olan sistem buna örnektir. Bu sınıflı ülkelerin sosyalist olduğu zannedilir; oysa kurulu düzene kısaca bakarak aslında bu ülkelerde sadece “devlet kapitalizminin” var olduğunu görebiliriz. Mesela her türlü muhalefetin bastırıldığı, düşünce özgürlüğünün olmadığı ve sömürdüğü ülkelerde kurduğu düzeni tanklarıyla koruyan sözde sosyalist, baskıcı ve otoriter diktatörlük SSCB’de hala ücret köleliği, alınıp satılan malların üretilmesi, satın almak ve satmak vardı. İşçilerin hiçbir demokratik hakkı yoktu ve üretim araçlarının kontrolü tamamen bir grup elit bürokratın elindeydi. Devlet, işçilerin sömürülmesinde kapitalist sınıfın memuruydu.

Sosyalizm Nedir?

Sosyalizm “ortak mülkiyet” anlamına yani dünyadaki kaynakların ortakça tüm dünya insanları tarafından paylaşılacağı anlamına gelir.

Pratikte, ortak mülkiyet küresel kaynakların nasıl kullanılacağına karar verilmesinde herkesin katılım hakkına sahip olması, kimsenin kendi özel eşyaları dışında bir başka şeye sahip olamamasıdır.

Demokratik kontrol de bu yüzden sosyalizmin olmazsa olmazıdır. Sosyalist bir toplumda, herkes kendisini etkileyecek sosyal kararları vermede söz sahibi olacaktır. Bu kararlar çok çeşitli meselelerde olabilir, örneğin, bunların en önemlilerinden biri ürünlerin ve hizmetlerin üretiminin nasıl organize edileceğidir.

 

Sosyalizmde, üretim tamamen ve sadece kullanım amaçlıdır. Dünyanın doğal ve teknik kaynakları demokratik olarak sahiplenilip, kontrol edilecek ve üretimin tek amacı insan ihtiyacını karşılamak olacaktır. Böylece satma, satın alma ve paranın varlığı son bulacaktır. Bunun yerine, herkes, herkesin beraberce ürettiği ürünlerden kendi payına düşeni alacaktır. “Herkesden yeteneği kadar, herkese ihtiyacı kadar” geçerli olacaktır.

Sosyalizmde, herkes ihtiyaçlarını karşılamak için üretilen mal ve servislere ücretsiz ulaşabilecek ve böylece bireylerin yaptığı iş için para ödeme sistemi ortadan kalkacak ve bütün işler gönüllü olacak ve kar hırsı yerine ihtiyaç için üretim yapılacağı için her insan işe yarar bir iş yapacaktır.